Mutlak Sessizlik
Mutlak Sessizlik; her şeyden, tüm düşüncelerden arınma hali, beynin kıvrımlarında akan kanın donma zamanı, anlık bir yokluk...
Bu duruma insan kavuşabilir mi? Daha doğrusu yaşarken kavuşabilir mi? Beyninin kıvrımlarında kan son hızıyla akarken, bu sessizliğe bu “boşluk” haline, yaşarken kavuşabilir mi? Pek sanmıyorum...
Gündelik hayatın, sorumlulukların, kişisel endişelerin, kişiliğimizin, vicdanımızın, bu zamana kadar aldığımız eğitim ve öğretimin, bilinçli veya bilinçsiz beynimizin maruz kaldığı her tür bilginin, bizim yaşamımıza bir an dahi de olsa fısıldamasına engel olabilir miyiz? Bu fısıltıların sesini tamamen kısabilir miyiz? Pek sanmıyorum...
Gerçekten de insan, dış etkenleri tamamen yok edebilse dahi; kendi düşüncelerini, düşüncelerinin ona bazen fısıldamasını bazen bağırmasını asla engelleyebilirmiş gibi gözükmüyor...
Bütün bunlardan hareketle, denebilir ki insanın yaşarken erişebileceği bir “mutlak sessizlik” hali yok...
Öldüğünde peki? Ölümle mi geliyor bu “şey”? Bunu biz bilebilir miyiz? Bu soruların da net bir cevabı yok bana kalırsa... İnançlarla belki bir cevap bulunabilir. Ancak yeryüzünde birçok farklı inanç olduğu hesaba katılırsa, alacağımız cevaplar da çok çeşitli olacaktır süphesiz...
E peki, “mutlak sessizlik” arıyorum ama bulamıyorum, susmalarını istememe rağmen düşüncelerimi susturamıyorum, ne yapacağım?
Kanımca, böyle bir durumda; içimizdeki susturamadığımız bu sesin neler dediğine azıcık kulak kabartmamız ve -aklımız veya kalbimiz tamamen katılmasa dahi- bu sese karşı ördüğümüz duvarı hafifçe yıkmamız gerekiyor. Yani içimizdeki bu sesle barışmak ve hep onla barışık kalmak. İç huzurumuzu bulmak ve korumak. Ancak bu sayede hiçbir zaman erişemeyeceğimiz bir “mutlak sessizlik” arayışından ve bu sonuçsuz arayışın zihnimiz ve bedenimiz üstündeki yıpratıcı etkisinden kurtulabiliriz. Ancak bu şekilde kendi iç huzurumuzla oluşturduğumuz “düşüncelerimizle barışık huzurlu bir sessizlik” bizi idare edebilir...
Her şeyden kaçmak istediğimiz anlarda bizdeki bu huzurlu sessizlik; bizle barışık olan bizin oluşturduğu bu huzurlu sessizlik bize kollarını açacak ve bize istediğimizi verecektir...
-- Ari
Bu duruma insan kavuşabilir mi? Daha doğrusu yaşarken kavuşabilir mi? Beyninin kıvrımlarında kan son hızıyla akarken, bu sessizliğe bu “boşluk” haline, yaşarken kavuşabilir mi? Pek sanmıyorum...
Gündelik hayatın, sorumlulukların, kişisel endişelerin, kişiliğimizin, vicdanımızın, bu zamana kadar aldığımız eğitim ve öğretimin, bilinçli veya bilinçsiz beynimizin maruz kaldığı her tür bilginin, bizim yaşamımıza bir an dahi de olsa fısıldamasına engel olabilir miyiz? Bu fısıltıların sesini tamamen kısabilir miyiz? Pek sanmıyorum...
Gerçekten de insan, dış etkenleri tamamen yok edebilse dahi; kendi düşüncelerini, düşüncelerinin ona bazen fısıldamasını bazen bağırmasını asla engelleyebilirmiş gibi gözükmüyor...
Bütün bunlardan hareketle, denebilir ki insanın yaşarken erişebileceği bir “mutlak sessizlik” hali yok...
Öldüğünde peki? Ölümle mi geliyor bu “şey”? Bunu biz bilebilir miyiz? Bu soruların da net bir cevabı yok bana kalırsa... İnançlarla belki bir cevap bulunabilir. Ancak yeryüzünde birçok farklı inanç olduğu hesaba katılırsa, alacağımız cevaplar da çok çeşitli olacaktır süphesiz...
E peki, “mutlak sessizlik” arıyorum ama bulamıyorum, susmalarını istememe rağmen düşüncelerimi susturamıyorum, ne yapacağım?
Kanımca, böyle bir durumda; içimizdeki susturamadığımız bu sesin neler dediğine azıcık kulak kabartmamız ve -aklımız veya kalbimiz tamamen katılmasa dahi- bu sese karşı ördüğümüz duvarı hafifçe yıkmamız gerekiyor. Yani içimizdeki bu sesle barışmak ve hep onla barışık kalmak. İç huzurumuzu bulmak ve korumak. Ancak bu sayede hiçbir zaman erişemeyeceğimiz bir “mutlak sessizlik” arayışından ve bu sonuçsuz arayışın zihnimiz ve bedenimiz üstündeki yıpratıcı etkisinden kurtulabiliriz. Ancak bu şekilde kendi iç huzurumuzla oluşturduğumuz “düşüncelerimizle barışık huzurlu bir sessizlik” bizi idare edebilir...
Her şeyden kaçmak istediğimiz anlarda bizdeki bu huzurlu sessizlik; bizle barışık olan bizin oluşturduğu bu huzurlu sessizlik bize kollarını açacak ve bize istediğimizi verecektir...
-- Ari

0 Comments:
Yorum Gönder
<< Home